OSMAN SAHIN - Edebiyat & Sinema
Goztepe, Istanbul
Turkey
ph: 216.363.5676
osman
39 Y I L I N A R D I N D A N

"DARAĞACI AVI", yüzyirmi öyküm içinde, beni en çok uğraştıran, en çok çalıştıran öykümdür, başyapıtımdır...
1971 TRT Büyük Öykü Ödülü (Kırmızı YEL öyküsüyle)
2008 Söke Kültür Sanat Onur Ödülü
2009 8. İzmir Öykü Günleri Onur Konuğu
2009 Mersin Kenti Edebiyat Ödülü
“Ülkemizde ve Mersin’de edebiyat ilgisini geliştirmek ve ulusal ölçekte bir verime dönüştürmek ,edebiyat okurlarının dikkatini nitelikli örneklere çekmek üzere; yapıtlarıyla Türk edebiyatının gelişmesine katkıda bulunmuş kişileri onurlandırmak, daha yaygın okunmalarını sağlamak için”, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası ( MTSO ) tarafından verilen Mersin Kenti Edebiyat Ödülü, başkanlığını Özdemir İnce’nin yaptığı Ödül Değerlendirme Kurulu’nda görevli Prof.Dr.Dilek Doltaş, İpek Ongun, Hüseyin Ferhad ve Celâl Soycan, söz konusu ödüle 2009 yılı için önerilen adaylar arasından,
Ödüle dair BASINDA çıkan yazılar:
DOĞAN HIZLAN :
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/13236477.asp?yazarid=4
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/13255479.asp?yazarid=4&gid=61
ATILLA DORSAY :
http://www.sabah.com.tr/Ekler/Cumartesi/Yazarlar/dorsay/2009/12/26/osman_sahinin_onur_gunu
ÖZDEMİR İNCE :
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/13236812.asp?yazarid=72
OSMAN ŞAHİN FACEBOOKta
http://www.facebook.com/pages/Osman-ahin/68028440848
2010 da basılan yeni kitaplar:
KOLLARI BAĞLI DOĞAN
Kolları Bağlı Doğan’da yer alan öykülerde, altı yüz elli binden fazla insanın gözaltına alınarak sorgulandığı, gözaltı sürelerinin üç aya çıkarıldığı, otuz binden fazla insanın, Şeyh Bedrettin’in, “Zulüm olan yerden göçülür,” sözünü anımsatırcasına yurtdışına kaçtığı, ailelerin parçalandığı, kırk sekiz kişinin idam edildiği, insanlık onurunun ayaklar altına alındığı, ağır suçların işlendiği 12 Eylül döneminin zulüm ve işkenceleri anlatılıyor. 12 Eylül faşizminin sınıfsal niteliğine de bir eleştiri getiren bu öyküler, yalnızca ülkemizin değil, dünya hapishane yazınının da en canlı, en seçkin örnekleri arasında yer alıyor. Bir eleştiri yazısı yüzünden İstanbul 3 Numaralı Askerî Sıkıyönetim Mahkemesi’nde yargılanarak on sekiz aya mahkûm edilen Osman Şahin’in hapisteyken gördükleri, yaşadıkları, duydukları... İnsanın özüne yönelik, ağır, sarsıcı öyküler.
http://www.canyayinlari.com/BookDetails_KOLLARI-BAGLI-DOGAN_2648.aspx
2009 da basılan yeni kitaplar:

KATUNA'DA DOKUZ AY
Beş genç öğretmenin efsaneleşen gerçek öyküsü!
Edebiyatımızın büyük ustası Osman Şahin “Köprü Kitaplar” için yazdı!
Züğürt Ağa, Kibar Feyzo ve Fırat’ın Cinleri gibi filmlere kaynaklık eden öykülerin usta yazarı Osman Şahin, son romanını Köprü Kitaplar dizisi için yazdı. Editörlüğünü Semih Gümüş’ün üstlendiği, Müren Beykan’ın yayına hazırladığı Köprü Kitaplar dizisinin beşinci kitabı, 1966 yılında Mardin’in bir köyünde yaşanmış gerçek bir öyküyü anlatıyor. Adana Yatılı Kız Öğretmen Okulu’ndan yeni mezun beş genç kızın; yoksulluğun, bağnazlığın, ayrımcılığın kol gezdiği bir coğrafyada yaşadıklarını ve neden oldukları değişimi konu eden roman, Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde hâlâ yaşananlara da ışık tutuyor. Gençlerin belleğinde derin izler bırakacak kitabı yetişkinler de severek okuyacak.
Mardin’in iki saat kuzeyinde küçük bir köy olan Katuna’ya öğretmen tayin edilen beş genç kızı zorlu bir yıl beklemektedir. On yedi yaşındaki bu gencecik öğretmenlerin, elektriği, suyu, yolu olmayan bir köydeki yaşama alışması olanaksız gibidir. Üstelik, çoğu Türkçe konuşamayan köylüyle iletişim kurmayı başarmak, köyde yüzyıllardır süregelen içedönük yaşamı etkilemek neredeyse bir hayaldir...
Semih Gümüş bu kitap için diyor ki: “Osman Şahin daha ilk günlerden bugüne toplumsal sorumluluk duygusunu öylesine tutkuyla yüklendi ki, bu gönül bağından bütün yazarlık verimi boyunca kopmadı... Genç köy öğretmenlerinin yaşadıkları yeri nasıl aydınlattığını, bir köyün yazgısını nasıl değiştirdiğini okumak için akla ilk gelecek yazarlardan birinin romanı var elinizde...”
BUCAKLAR
Edebiyatımızın önemli yazarlarından Osman Şahin’in Bucaklar’ı Kavis Kitap’ta.
Fırat’ın Sırtındaki Kan alt başlığıyla yayınlanan Bucaklar, Güneydoğu’nun önde gelen bir aşiretinin öyküsünü anlatıyor. Şahin’in bir tür belgesel roman olarak nitelediği bu kitap, yayınlandığı günlerde büyük ilgi toplamıştı. Gözden geçirilmiş, yenilenmiş baskısını sunduğumuz Bucaklar’ı okurken, ülkemizde yaşanan kan davaları, aşiret çekişmeleri ve feodal yapıdan kaynaklanan sorunlarla yüzleşecek, konunun güncelliğini koruduğunu göreceksiniz. Töre cinayetlerinin, kan davalarının ve köy baskınlarının sürdüğü ülkemizde yaşananları çarpıcı bir dille anlatan usta işi bir roman, Bucaklar. Kavis Kitap, Bucaklar’ın devamı niteliğindeki bir başka Osman Şahin romanını, Yeraltından Uçan Kuş’u da yayına hazırlıyor.
Asuman Kafaoğlu Büke'nin yorumu
http://www.canyayinlari.com/BookDetails_SELAM-ATESLERI--AY-BAZEN-MAVIDIR_2618.aspx
Elif Tanrıyar'ın yorumu
http://www.sabah.com.tr/kultur_sanat/edebiyat/2009/09/16/toroslarin_yorukleri
SAÇLI YILAN İLE SELVİHAN,ARALIK 2008
“SAÇLI YILAN İLE SELVİHAN” YILAN Soylenceleri
"...Her insanın hikâyesi vardır, yılanların da vardır. Bu kitapta, çocukluğumdan beri defalarca dinlediğim, Toros göçerlerinin dillerinden hiç düşürmedikleri, mağara duvarlarına resmini çizdikleri, halılara, kilimlere desen olarak dokudukları, ‘Saçlı Yılan’la, güzeller güzeli, gür saçlı Yörük güzeli Selvihan’ın acı dolu masalını okuyacaksınız ve asla unutamayacaksınız. Yaşadıklarımız zaten masaldan başka nedir ki; her şey bir varmış bir yokmuş örneği gelip geçiyor…" Osman Şahin
“…Bir söylenceye göre Deli Selim, dağlarda, ‘ölüm’ü ararken, Yörük yurtlarından birinde görmüştü Selvihan’ı. Genç kızın insanı çarpan güzelliği karşısında Selim ne yapacağını şaşırmış, ‘ölüm’ü aramayı boş vermiş, günlerce Selvihan’ın kıl çadırının çevresinde dolanmıştı. Selvihan da Selim’in boyuna bosuna vurulmuştu..Selim, Selvihan’ı anasından babasından istemiş, ama isteği geri çevrilmişti. “Biz Göbek Ali gibi bir korkağın oğluna kızımızı vermeyiz,” demişlerdi. Babasının kötü şöhreti orada da Selim’in karşısına çıkmıştı yani. Selim buna çok sinirlenmiş, “Ben ölüm’ü arayan adamım” diyerek eyersiz, çıplak bir atın sırtına atlamış, pürtelaş Yörük obasına dalmış, Selvihan’ı alıcı kuş gibi kapmış, dörtnala ormanın içinde kaybolmuştu. Bağırmalar, çağırmalar olmuş, Yörük erkekleri ayaklanmış, atlarına binip silahlarına davranarak Selim’in peşine düşmüşlerdi. Sonunda Selim’i, ‘Taşyüz’lü tanrıça kabartmalı dev kayalığın dibinde kıstırmışlardı. Büyük kavga dövüş olmuş, Selim yaralanmış, Yörüklerden ölenler olmuştu. Selim, Selvihan’ı bırakmamış, at sırtında o dağ benim, bu dağ senin kaçmışlar, mağaralarda saklanmışlar, böylece evlenmişlerdi..”. Turkuvaz Kitap, Halk Hikayeleri Dizisi, 96 sayfa.
http://www.turkuvazkitap.com.tr/kitapayrinti.asp?id=256
Kitap Eleştirisi http://yhs.cumhuriyet.com.tr/?im=yhs&kid=16&hn=31558
OSMAN ŞAHİN'İN ÖYKÜLERİ İNGİLİZCE'DE |
Osman Şahin'in öyküleri, 'Tales From The Taurus' adıyla İngilizce yayımlandı Bir Yazın Virtüözü: Osman Şahin
|

Prof. Talat S. HALMAN
2005 yılında televizyonda yapılan bir söyleşide, Türk yazın virtüözü Osman Şahin başucu yazarları arasında Stefan Zweig, Elias Canetti, Rainer Maria Rilke ve Yaşar Kemal'in özel bir yeri olduğunu belirtmişti. Şahin'in eserleriyle bu birbirinden görünürde oldukça farklı edebi kişiliklerin yapıtları arasındaki bağlantılar yadsınamaz. Bununla birlikte, Şahin'in bu yazarların hiçbirine büyük bir borcu da yoktur. Şahin, Zweig gibi, sürükleyici bir insanlık dramını gözler önüne serer. Canetti gibi kimliğimizin ve sosyal koşulların derinine iner. Lirik gücü ve şairsel içgüdüleri birçok bakımdan Rilke'yi anımsatır. Osman Şahin'in temalarının ve estetik kaygılarının zenginliği Türkiye'nin en önde gelen yazarı olan Yaşar Kemal'in yapıtlarında da gözlemlenebilir. Ancak bu benzerliklere karşın, Şahin'in sahip olduğu anlatım dehası kendine özgüdür ve taklit edilemez.
1983 tarihli öykü kitabı Acı Duman'ı incelediğim ve 1984 yılında World Literature Today'de yayınlanan bir yazımda şunları belirtmiştim: 'Şahin'in öykülerindeki yoğunluk ve ritmik yapı başdöndürücüdür. Türk yazınındaki pek az yazar birkaç sayfalık bir betimlemeye böylesine yoğun duyguları sığdırabilir.' O zaman yaptığım bu gözlem Şahin'in yazın sanatının ilerleyen yıllardaki gelişimi karşısında geçerliliğini sürdürmüştür. Bu kitaptaki on üç öykü bunun kanıtıdır. Öykülerin herbiri, otantik bir Türkiye gerçekliğini ortaya koymakla birlikte okuyucuya güçlü bir evrensel gerçekliği de sunmaktadır.
1940'ta doğan Osman Şahin (resmi belgelere göre doğum tarihi 1938'dir) Türkiye'nin güneyindeki bir köyde büyüdü. İlkokula bu köyde devam etti. Başarılı bir genç olarak, ilkokulun ardından Diyarbakır'daki Dicle Köy Enstitüsü'ne alındı. (İlerici bir kimliğe sahip olan köy enstitüleri 1940'ların sonunda sol eğilimli oldukları gerekçesiyle kapatılmıştır.) Daha sonra Ankara'daki bir Beden Eğitimi Enstitüsü'nden mezun oldu ve beden eğitimi öğretmeni olarak uzun yıllar boyunca Türkiye'nin birçok yöresinde (Malatya, Siverek, İzmir, Karamürsel, İstanbul, Trabzon) görev yaptı. Son görevinden resen emekli edildi. 1982'den bu yana bağımsız bir yazar olarak çalışmaktadır.

Şahin yazın yaşamına 1971 yılında Cumhuriyet'in kültür ve sanat ekinde yayınlanan 'Kırmızı Yel' adlı öyküsüyle başladı. Öyküleri çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlandıkça ünü arttı. Bugüne dek Şahin'in on iki öykü kitabı yayınlanmıştır. 1992 ve 1995'te ise iki romanı yayınlandı. Bunların dışında Şahin'in iki röportajı (bunlardan biri Yaşar Kemal üzerinedir), bir çocuk kitabı, gençler için bir romanı, Anadolu halk bilmecelerini derleyen bir kitabı ve iki de belgesel nitelikte romanı yayınlanmıştır.
Şahin'in çocukluğu ve ilk gençliği Türkiye'nin en çarpıcı güzellikte -ancak aynı zamanda yoksul- iki bölgesinde geçmiştir: Fırat vadisi ve Toros dağlarında. Bu iki unsur, doğanın büyüleyici güzelliği ve insanlığın çektiği acılar, Şahin'in yapıtlarında birbiriyle sürekli çatışma içindedir. Bir keresinde Şahin şu duyarlı vurgulamada bulunmuştu: 'Tanık olduklarımı ve yaşadıklarımı aktarmak için birçok nedenim vardı. Fırat bölgesinde hergün acı insanlık gerçekleriyle karşılaşıyordum: Ağaçlar gövdelerini ve dallarını yitirmişti ve pörsümüş kökleriyle yaşamlar zorlukla sürdürülebiliyordu.'
Şahin'in öykülerinin en başarılı yönlerinden biri, iyi yürekli, yalın, ancak yoksulluk içindeki halkın yalnız doğanın zulmüne ve acımasız bir feodal ekonomiye karşı değil, amansız bir dini tutuculuğa karşı da çabalamalarının etkileyici betimlemesidir. İnsanların toprağı, yolu, insanca konforları ve çoğu zaman umutları bile yoktur. Temel olarak, Osman Şahin'in yapıtlarının 'Köy Romancılığı' olarak bilinen ve Türk edebiyatında 1940'lardan sonra baskın bir akım olarak ortaya çıkan türün örneklerinden olduğu söylenebilir. Öykülerinin çoğu acı çeken, kimi zaman sabırlı, kimi zaman başkaldıran kırsal kesim insanlarını konu almaktadır. Ancak Şahin'in yazını şimdi hemen hemen ortadan kalkmış olan 'Köy Romanı' türüne indirgenemez. Psikolojik derinliğe inmekteki ustalığı nedeniyle Şahin, eserleri bu konuda yeterli olmayan birçok yazarı geride bırakmıştır. Şahin'i öykülerinden kimi, özellikle Kolları Bağlı Doğan'dakiler kendisinin hapishane deneyimleri üzerinedir.
Osman Şahin'in betimlediği görünümler ve kişilikler öylesine dramatik ve canlıdır ki Şahin doğal bir senaryo yazarı olarak da iz bırakmıştır. Tekniği cinéma vérité'ye benzetmekle birlikte, okurlarına köylülerin ve genelde emekçilerin iç dünyalarına derinlemesine bir bakışı da sunar. Çoğu zaman birkaç akıllıca fırça darbesiyle, kırsal yörelerdeki korkunç yoksulluğun dramını yansıtır ve o bölgelerde yaşama savaşı veren erkek ve kadınların onurunu gözler önüne serer.

Önemli bir konu da Şahin'in Türkiye'nin önde gelen senaristlerinden biri olmasıdır. Bugüne dek, yirmi ikisi çekilen otuz film için senaryo yazmıştır. Bu filmler Türkiye'de ve yurtdışında otuz beşin üzerinde ödül kazanmıştır. Bu ödüllerden ikisi 'Tomruklar' ve 'Fırat'ın Cinleri' adlı her ikisi de bu kitapta yer alan öykülerin film versiyonlarına verilmiştir. Şahin gerek Ankara Uluslararası Film Festivalinde, gerekse Antalya Film Festivali'nde Yaşam Boyu Başarı ödülleri kazanmıştır.
Edebi ödülleri ise Türkiye'nin en prestijli ödüllerinden bazılarını kapsamaktadır. Sait Faik Abasıyanık, Ömer Seyfettin ve Yunus Nadi (iki kez) ödülleri bunların arasındadır. Şahin'in yazını kendi ülkesi dışında da dikkat çekmiştir. İsveç, Macaristan, Polonya, Almanya, Hollanda ve Fransa'da öykülerinin çevirileri yayınlanmıştır. İngilizce konuşan okura ulaşmalarının zamanı çoktan gelmiştir.
Torostan Öyküler yazarın kendisi ve editör Bn. Jean Carpenter Efe tarafından seçilmiş olan, Şahin'in en çarpıcı öykülerinden on üçünü içermektedir. Sekiz farklı kişi tarafından yapılan çeviriler doğru, titiz ve yazarın eserlerine sadık olmakla birlikte, İngilizce deyimlerin kullanımında da çok güçlüdür. Bn. Efe'nin kitabın editörlüğündeki başarısı övgüye değer.Bu seçki İngilizce basılan bir avucu geçmeyen Türk öykü antolojilerinden biridir. Eser Osman Şahin'in virtüözlüğünün zirvesini ve Türk yazınındaki büyük bir başarıyı simgelemektedir.
İngilizce aslında çeviren:Yard. Doç. Dr. Ayşen Dilek Lekon
Tales From The Taurus/ Osman Şahin/ Boğaziçi Üniversitesi Yayınları/170 s.
Cumhuriyet Kitap, 20.07.2006

N E D E D İ L E R . . .
"...“Bana on Türk öyküsü seç deselerdi, birini “KIRMIZI YEL” seçerdim...”
Yaşar Kemal
"...Sahin’i Turgenyev’le karsilastirmak kolay. Her ikisi de kendi dunyalarinda sahsen tanik olduklari haksizliga karsi mucadeleyi anlatirken ayni guclu dili kullaniyorlar: Realistler tarafindan kullanilan etkin edebiyat dili!
Toros oykulerini okuduktan sonra, daha etkin bir ceviri olmamasina uzuluyor insan. Sahin’in oykuleri her zaman guncelligini koruyacak evrensellikte ve modern zamanda yazilmalarina ragmen bir zamanlar genc oykucu Ernest Hewingway icin Gertrude Stein’in su soylediklerini Osman Sahin icin de soyleyebiliriz: “Bir modern soylemci fakat bir muze gibi kokuyor...” click for english
Sergio Ortiz (Writer–Photographer, Malibu, CA)
"...I thought I knew a lot about Turkey, but then I read your book. The stories are of an eternal humanity wandering, fighting,loving forever in these vividly rendered rocks and forests. The people in the stories are myths made human, living dreams that make me want to go to the mountains myself and wander among them. Thank you for this experience..."
Trici Venola (Writer, LA/Istanbul)
"...Çağdaş Türk Edebiyatinin önde gelen yazarlarından Osman Şahin’in ingilizceye çevrilen “Toros Öyküleri” kitabı, ingilizce konuşulan ülkelerde Türk Edebiyatının tanınmasında onemli bir değer olacaktır.."
İlhan Mimaroğlu (Besteci / Yazar, New York)
"...Osman Şahin, Toros yörüklerinden gelir.Kültürel birikimlerinin ve anlatı yaratılarının kaynağı Toros'tur; Toros'un dorukları, gürleyen ırmaklari, esen yeli, küre küre uçan kartallarıdır. Doğa, Şahin'in öykülerinde en az kişiler kadar canlidir. Anadolu insanının öyküsünü, bir yazı emekçisi olarak sevgiyle donatıyor. Yaşar Kemal geniş bir destan ve masal kültürünün anlatı yeteneğine dayanırken, Osman Şahin, halkın en yakınında anasının öteden beri getirdiği bir töreler anlatısının ürünüdür. "
Adnan Binyazar, CKE, 1996
"...Bir Rehberim de O’dur!!
O , tüm mahallenin “Osman Amca”siydi!
Bizler; Göztepe, I.Orta Sokağı`nın gençleri onu görünce üstümüze, başımıza çekidüzen verir, saygiyla selamlardik..O da, yuzunden hic eksik olmayan Akdeniz gunesiyle bizleri selamlar, “ Tesekkur ederim arkadaslar,tesekkur ederim.” diyerek hizli adimlarla uzaklasirdi..." Yazının devamı
Sunay AKIN (Nokta, 2003)
"...Derler ki ozanlarin, yazarlarin, gercek yurdu, yapitlari yaratilardir. Dilin topraginda olusturulan, sinirlarini, yaraticisinin dusleri, ozlemleri, daha dogrusu yureginin sesiyle cizilmis bir yurttur bu. Ayni zamanda, yaratma baglaminda sanatcinin bir tur tanimidir da; cunku her buyuk sanatci, yurdunu yureginde tasiyandir. Iste Osman Sahin de, bu soy sanatcilar zincirinin halkalarindan biridir..."
Emin Ozdemir, CKE 11/10/2007
"...Osman Sahin bir çok sosyal bilimcinin doktora veya daha yüksek akademik dereceleri edinmek için yaptiklari arastirmalardan çok daha fazla ve özgün arastirma yapmistir. Malatya’da ögretmenlik yaptigi yillarda Köy Enstitülerinden edindigi aliskanlikla, Malatya, Elazig, Maras ve Tunceli’nin 33 köyünde arastirmalar yapmis ve bunlari 80 sayfalik raporlarla tesbit etmisti. Kabataslak bir hesapla, toplami 2500 sayfayi askin orijinal tesbiti ile, Türkiye’de kirsal sosyoloji alanindaki en büyük ham bilgiyi yalniz basina toplamistir. Ve bu özgün bilgidir ki Osman Sahin’i, Köy Enstitülüler içinde en verimli öykücülerden biri haline getirecektir ve diger Köy Enstitülü üretken ögretmenler gibi, Sahin de üretime katkisi yok denecek kadar az olan bürokrasinin gazabina ugramaktan kendini kurtaramaz. Ve bu, her ilde heykeli dikilmesi gereken Anadolu'lu agir fikir isçisi, 1978 yilinda yazdigi bir kitap elestirisi yüzünden 1982 yilinda 18 ay hapis cezasina mahkum edilir. Bir süre 12 kisilik kogusta, 8 hirsiz, 4 uyusturucu kaçakçisi, 3 kaçakçi ve 2 irz düsmani ile 9 ay 18 gün toplam hapis yatar...!
Mehmet Uca, BOHP acilis konusmasindan, New York
"...Öykülerinde büyülü ve şiirsel anlatim dili kullanan yazarın, her sözcüğü bir şelaleden uçuruma yuvarlanan beyaz su baloncukları gibi isiltilar saçarak ruhumun derinliklerine inip gitmiþti. O derinliklerde yeni renkleri, sesleri, isiltilari, çaglayanlarý yarattigini, beni zenginlestirdigini de özellikle söylemeliyim.
O günden sonra Osman Sahin’in kullandigi sözcüklere, sözcüklere yükledigi anlamlara vurulmustum..." yazinin devami icin TIKLAYIN
Erdal ATICI, CKE, Subat, 2007
"...KIRMIZI YEL simdiye kadar defalarca yayimlanmis. Belirtmem gerekiyor: Bu son baskýsý nedeniyle bu kitap hakkinda yazmak da benim için onurdur.Öykülerde dikkatimi öncelikle çeken, yerel sözcük ve deyiþlerle harmanlanmýþ ari, akici, anlaþýlýr Türkçe oldu. Bu su demektir: 35 yýlda eskimeyen bir kitap, demek ki bir 35 yýl, iki 35 yýl daha eskimeyecek, okunacak, anlaþýlacak ve okuyucusunu üzecek, sevindirecek, güldürecek ve düþündürecektir. Çok rahatlýkla söyleyebilirim ki, böylesi uzun vadeli bir etkiyi yaratmak her yazarýn harcý deðildir. Özellikle Türkçe yazýp Türkçe’yi küçümseyen yazarlarýn okuyup üstünde düþünmeleri önerecegim bir kitap ve öyküler..."yazinin devami icin TIKLAYIN
Izzet Harun Akcay, CKE, 2007
"...Anadolu güneşiyle ısınan öykülerin yazaridir. Bir halk hikâyecisi gibi, usul usul insanlarin öykülerini anlatir Osman Şahin, iri laflar etmeden, iddiali cümleler kurmadan, ders vermeden anlatır ya aslında hâlâ tartıştığımız kimi konulara da işaret eder, kimi gerçeklere dokunur geçer. Bu incecik ve alçakgönüllü öykülerin her birinde insanoğlunun yapısına, yaradılışına ait bir gerçek gelir bütün çıplaklığıyla karşımızda durur..."
Çigdem Ülker, Varlik ,Ekim 2007

"Kayalara Vurmuş Suretin" öyküsü 15 yıl önce yayımlandığında o öykünün, Mersin Devlet Opera Balesince sahnelenen Kraliçe Aba ile ilişkisi ilginçtir. Usta yazar Çanakçı nekropolünde görülen kadın yontusunu dillendiriyor! oykuyu okumak icin TIKLAYIN
Semihi Vural, ISK Dergisi, Eylul 1995
Elimde, Toroslar'ı ve Yörükler'i destanlaştıran bir kitap var. Osman Şahin'in, Kaynak yayınları arasında çıkan "Son Yörük"ü. Nasıl Dersim'in sözcük anlamı "gümüşkapı" ise, Asurlulardan kalma Toroslar'ın (Taurus) da tarihsel adı "Gümüşdağları" imiş. Şahin dostum bizi bu kitapla Güney'in, geçmişi ve geleceğiyle, doğasına, insanına, güzelliklerine, gerçeklerine götürüyor. Habil ile Kabil, Ağlayan Dağ söylenceleri ile, Bolkar geçit vermezlikleri ve Bertan, Aslanköy dereleri ile, Gavur Kalegediği, Asar, Gözne, Çandır, Hebilli, Kımıl, Tarsus, Yel, Kızılgeçit, Saklıkent, Saraydınlı, Kız, Korikos adlı kaleleri ile, Karagöl, Çiviligöl, Alagöl, Kapıgöl, Kartalgöl adlı gölleriyle. Kapı'ları, Boğaz'ları, Tepe'leri, Yayla'ları, Höyük'leri ile. Oralarda kimler, hangi akınlar yaşamamış ki? Dedemkorkut'tan Alp er Tunga'ya, Büyük İskender'den Darius'a, Deli Dumrul'dan Barrabas'a, Karacaoğlan'dan Aziz Paulus'a, İlk Türkmen'lerden "son yörük" Sultan Ana'ya dek. Öyküde genç bir Orhan Kemal, destansı yazında yeni bir Yaşar Kemal'dir bence Osman Şahin.
İsmet Kemal KARADAYI, Türk Dili Dergisi, 2002
"...Kendisi de bir yörük çocuğu olan Osman Şahin, yörükleri, kaleleri ve Torosların bilinmeyen antik kentlerinin gizemli dünyasını, gerçek, yalın, şiirsel bir dille anlatıyor. Son Yörük, büyük ilgi görmüş, Türkoloji kongrelerinde söz konusu edilmiş, Prof. Mustafa Yalçıner tarafından Fransızca'ya çevrildi..."
SON YÖRÜK Kitabinin arka kapagindan...
"...Osman Sahin'in oykulerinden Kirmizi Yel'in bir baskasi tarafindan filme cekilecegini duydugunda hirsindan kopuruyor. Yerinde duramiyor...Asagi yukari volta atiyor. "Benden daha iyi kim cekebilir" diyor. Nasil filme cekecegini anlatiyor. Baska dunyalarin renkleri, sesleri, goruntuleri gelecek perdeye diyor. Gunlerce o oykuyu yasiyor..."
Yılmaz Güney 'li günler, Hakkı Gümüştaş, BirGün, 14/7/2005
Güneydoğu insanının yaşayışını cok yakından acıyarak, severek incelemiş bir güçlü gözlemcinin yanında doğayı çok iyi incelemiş, insanların bununla olagelen ilişkilerini avucunun içindeki çizgiler gibi bilen olgun bir sanatçı, tatlı anlatışıyla bize kılavuzluk etmektedir...
Hasan İzzettin Dinamo, 1973
Osman Şahin başarılı bir yazar. Dili söyleyişi açık, aydınlık. Töre, insan ilişkisinde, törenin egzotik niteliklerine saplanıyor...
Selim İleri
Yeni bir Türk incisi...Şimdiye kadar Nazım Hikmet, Yaşar Kemal gibi yazarlarla tanıdığımız Türk Edebiyatından Osman Şahin le karşılaşıyoruz. Türk kırlarında ekmek için mücadele. Epik bir formda yazab Şahin, kır yaşamının güçlü bir resmini çiziyor. Değişik koşullarda yaşayan biz İsveçliler için Şahin in vahşet içerisindeki öyküleri bazen inanılmaz gelir...
Jolanta Johnsson, İsveç
"...Kısa öykü ustası Osman Şahin'in "Sonuncu İz"'adlı yeni öykü kitabında, yıllar öncesinin göçebelerinin Bolkar Dağları'ndaki yaşam savaşlarının izlerini sürüyoruz. Osman Şahin, 1970'lerden bugüne, diliyle, kurgusuyla, kişileriyle, konuları ve izlekleriyle yazınımızı zenginleştiren, özgün öykücülerimizden biri, hem de kendisini üne kavuşturmuş olan türe dört elle sarılmış bir öykücü. Örneğin elli kuşağının öykücülerinin büyük çoğunluğu romanın çekimine kapılmışken, Osman Şahin, "Fırat'ın Sırtındaki Kan: Bucaklar" ve "Geloş Dağı Efsanesi" gibi iki küçük örnek dışında, öykü türüne bağlılığını hep sürdürdü.
İşin ilginç yanı, kısa öykü ustası Osman Şahin okurunu bir roman evreninin içinde yaşattı hep. "Kırmızı Yel"den "Mahşer"e, Şahin'in öykülerinin neredeyse tümü, özleri bakımından birbirlerine çok yakın ortamlar içinde, insanın insanla, gelenekle, doğayla ilişkilerini yansıttı bize; bunu da, arada bir 'dair'lere, 'ait'lere yer verdiği olsa bile, Çukurova'nın, Güney Doğu Anadolu'nun dupduru ve dopdolu dilinden, havasından, suyundan, toprağından süzülmüş, yalınlığı ölçüsünde şiirsel bir anlatımla gerçekleştirdi..." yazinin devami icin TIKLAYIN
Tahsin YÜCEL, Milliyet Kitap, 10 Aralık 2007
‘…Yazarla Sanat arasindaki baglanti Sanat yapıtının dayanakları haline dönüşebilecektir. Yaşar Kemal Çukurova'nın, Osman Şahin Toros dağlarının ve sehilinin anlatıcısıdır diye herkesin söz birliği etmelerinin nedeni budur…’
Ayla KUTLU
"...Öykülerinizde yabancı sözcükleri kullanmaktan kaçındığınız ilk satırlarda bile fark ediliyor. Örneğin ‘porte’ yerine, ‘nota çizgileri’ sözcüklerini yeğlemişsiniz. Betimlemelerinizdeki yaratıcılık, çağrışımı ve düş gücünü harekete geçirebilme becerisi, bu temiz Türkçe ile birleşince, okura da öykülerin kucağına atılmak kalıyor..." devami icin tiklayin
Filiz Oskay, Dünya Gazetesi, 2008
"Edebiyat-Sinema ilişkisi sürecindeki tarihsel sürecin en ünlü ismi kuşkusuz Osman Şahin'dir"...Agah Özgüç
"...Osman Şahin daha ilk günlerden bugüne toplumsal sorumluluk duygusunu öylesine tutkuyla yüklendi ki, bu gönül bağından bütün yazarlık verimi boyunca kopmadı... Genç köy öğretmenlerinin yaşadıkları yeri nasıl aydınlattığını, bir köyün yazgısını nasıl değiştirdiğini okumak için akla ilk gelecek yazarlardan birinin romanı var elinizde...”
Semih Gümüş, KatunadaDokuzAy Önsöz
Osman Şahin’in BUCAKLAR adlı romanı, tam da aşiretleri ulusça sorguladığımız bir zamana denk geldi. Şahin’in bu romanı bana, edebiyat tarihinin en bilinen -hatta ilk- belgesel romanı, Truman Capote’nin Soğukkanlılıkla eserini anımsattı. Tarih kitaplarında anlatılmayan detaylar kurgusallaştırılmıştır, hayatın mucizevî görünen rastlantıları bazen kurgudan da üstündür, ama tüm bunların ötesinde belgesel romanda okuru asıl çarpan şey, gerçeğin şiddetidir.
Asuman Kafaoğlu, Radikal Kitap, 2009
Copyright by Osman Sahin. All rights reserved.
Bütün yayın hakları ve fotoğraflar Osman Şahin'e aittir.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Webdesign by Buket Sahin
OSMAN SAHIN - Edebiyat & Sinema
Goztepe, Istanbul
Turkey
ph: 216.363.5676
osman