OSMAN SAHIN - Edebiyat & Sinema
Goztepe, Istanbul
Turkey
ph: 216.363.5676
osman


CUMHURİYET KİTAPLARI, BÜTÜN ÖYKÜLERİ, 1999
Osman Şahin, bugüne değin yazdığı öykülerin arka görüntüsünü kırsal kesimle oluşturdu. Ama arka görüntü ne olursa olsun, onu ilgilendiren insanın kendisiydi. Öç duygusunu, şiddet, ölüm, korku, aşk, tutku, cinsellik, kadın-erkek, birey-toplum karşıtlığı ve insanın kendi iç ilişkileri gibi temel duygular hep ilgisini çekti. Öykülerinde, bazen hiç beklenmeyen bir anda, yaşamın çaprazına düşmüş, sıkışmış bir insanın, insanla ve çevreyle olan ilişkilerinin de değişebileceğini anlattı. Çünkü insan, köyde, kentte, çölde, dağın başında, her yerde, aynı insandır; değişmez. Bu kitapta, on öykü yer alıyor. Gölgemin Gölgesi' nde, bitmiş tükenmiş bir yaşamın kaynağına yapılan yolculuğu, Dişler' de, masalımsı, erotik bir aşk öyküsünü okuyacaksınız. Bugüne değin yazdığı en uzun öykü olan ve kendi içinde birbirine bağlı dehliz öykülerden oluşan; gerçekle düşün, düşle karabasanın sınırlarını iyice ortadan kaldıran Mahşer' de ise okur, çağdaş bir 'Şehrazat' la buluşmakta ve kadın-erkek ikilemi arasında kalmaktadır. Coşku ve şiir dolu yoğun bir anlatım, zengin bir görsellik... Okur, Kalo' nun Atı ile Ölü Ananın Oğlu' nu, Kara Torba' yı, Altın Dişli Keçiler' i ve Huma Kadın' ı kolay kolay unutamayacak...
Osman Şahin, son öykülerini bir araya getirdiği Ölüm Oyunları'nda yine çok iyi bildiği bir yöreyi, Toroslar'ı ve o bölgede yaşayan Yörükler'i anlatıyor. Törelerin, katı bir ahlak anlayışının egemen olduğunu insan ilişkileri, bir türlü kontrol altına alınamayan şiddet güdüsü, baskı altındaki insanlarda vurucu bir güce dönüşen kapalı cinsellik, bu öykülerin omurgasını oluşturuyor. Söylencelerden de yararlanıyor Osman Şahin. Toros Yörükleri arasında yıllardır anlatılan Çolak Osman Ağa Öyküleri'nden yola çıkarak buradaki üç öyküyü kendi potasında yeniden üretiyor. Masalsı öğeler taşıyan bu üç öyküde mekan, kişiler ve olay örgüsü değişmiyor, ancak farklı bakış açıları ve değer yargılarıyla her birinin sonu başka oluyor.
Öykücülükte otuz altıncı yılını kutlayan Osman Şahin’in yeni öykü kitabı Sonuncu İz’de, yüzlerce yıl öncesinin Bolkarlarının gizemli göçebe yaşamlarına gidecek, büyüleyici Toros kışıyla baş başa kalacaksınız. İlkel kabile gelenekleri içinde, yaşamlarını silah, ölüm ve korku üstüne kuranların, henüz vatandaş bile olamamışların, kavurucu Güneydoğu ortamlarını nasıl bir kan bataklığına dönüştürdüklerini, kıskançlığın felç ettiği, umutsuz aşkıyla kurbanı arasında sıkışmış kalmış bir klarnet ustasının hazin öyküsünü, 1915’te, Doğu Anadolu’da Ermeni köyü Kuçu’da, Rusların kışkırttığı Taşnakçı Ermenilerle Padişaha bağlı yerli Ermeniler arasındaki bölünmeleri, Tenekeci Onnik’in kızı Lusik’in ağzından okuyacak ve asla unutamayacaksınız.


Osman Şahin, baş kişisi, işsizlik, yoksulluk ve topraksızlık olan Başaklar Gece Doğar romanında, "70'li yılların Çukurova'sında, Ceyhan Sarıbahçe köylülerinin katılımıyla gerçekleştirilen bir toprak işgalinin gerçek öyküsünü anlatmaktadır. On, yirmi, otuz bin dönüm bitek hazine topraklarını yıllardır sürüp eken, işgal eden toprak ağalarına ses çıkamayan "yetkili"lerin, aynı toprakların pek azına giren köylülerin üstünde nasıl yırtıcı kuşlar gibi döndüğünü, köyü kuşattığını, kurulu düzenin ve onun yöneticilerinin iki yüzlülüklerini, haksızlıklarını; yaşayabilmek için yaşama elleri, ayaklarıyla tutunmak zorunda kalan ezilenlerin, sömürülenlerin, zayıfların gerçek gücünün altında güçlü resimler örneği çizmektedir Osman Şahin...
1. Edisyon
2.Edisyon 

"Yaşar Kemal romancılığının temel kaynağı, temel ülkesi Toroslarla Çukurova'dır. Söylencelere, destanlara, Karacaoğlan'a, Dadaloğlu'na, isyanlara, halk aşıklarına, türkücülere kan ve soluk veren Toroslarla Çukurova. Yaşar Kemal sanatının ana kökleri, bu yörelerin büyüleyici ruhundan alır gücünü. Ben bu yörelerin çocuğuyum, oralara aitim. Yaşar Kemal'in romanlarını besleyen Çukurova ile Toros köylülerinin konuştukları dili konuşarak büyüdüm. Bu nedenle yeryüzündeki bütün Yaşar Kemal okurlarının en şanslılarından biri sayıyorum kendimi. Ne zaman Yaşar Kemal'in bir yapıtını okusam sayfalar duygularıma seslenir, dili dilime çalar. Bir dil ağzı, bir dil sütü, bir çağla tadı bulur, bir sözcük tomurcuğunun coşkusunu yaşarım. Yapıtlarındaki doğayı, yöreleri, ırgatları, köylüleri, yörükleri okudukça daha önce oralara görmüş, yaşamışım gibi, konuşmalar akrabalarımın ağzından çıkmış gibi taze bir soluğun, taze bir dilin ses izlerini bulur, yoğun duygular yaşarım."
ATEŞ YUKARI DOĞRU YANAR
"Ateş Yukarı Doğru Yanar"da, Osman Şahin'in bugüne dek öykü, roman, şiir, resim, sinema ve baskı üstüne yazdığı yazılarla, Cumhuriyet Tarihi'nin en halkçı hareketi olan Köy Enstitüleri üzerine yazıp seçtiği 43 yazısı yer alıyor. "Yarına taşımak, yarının şaşmaz yargısına bırakmak" kaygısıyla hazırlanan bu seçkide, Ahmed Arif'in Osman Şhin'e anlattıkları, Yılmaz Güney'e yapılan saldırılara verdiği yanıtı, Galatlar'ı, Orhan Kemal, Fkir Baykurt, Başaran, Talip Apaydın, Julius Fuçik, Muzaffer Hacıhasanoğulu, Adnan Binyazar, Ümit Kaftancıoğlu, Necati Güngör, Mehmet Güler, Naci Ünver ile diğer yazarların öykü ve romanlarını, Adnan Yücel, Metin Demirtaş, Turgay Nar'ın şiirleri, Zehra Aral, Gülgün Başarır, İsmail Avcı, Ramiz Aydın, Ali Candaş'ın resimleri üstüne yazdığı yazılarla karşılaşacak, kendinizi farklı bir zamanda ve zengin bir çeşitlilik içinde bulacaksınız.
SİNEMA KİTAPLARI
(TURKISH CINEMA BOOKS)

Ayna+Beyaz Öküz Erden Kıral, Osman Şahin, Nisan 1985, 78 S., Afa Yayınları, Sinema
Ulaştığı özgünlük düzeyi, yalınlığı içinde ulaştığı yoğun insan malzemesi, bu filmi gerçekten de ilginç, önemli bir sanat yapıtı düzeyine çıkartıyor. İnsanın özüne, temeline, kökenine dönüş yapan filmlerden biri bu; her türlü ciladan, yapaylıktan ve gözboyacılıktan sıyrılmış bir film...
Atilla Dorsay

OYKU ve SENARYO Kitabi, 1986, KAYNAK YAYINLARI
SON YÖRÜK
(DOCUMENTARY ON LAST NOMADS IN TAURUS REGION OF ANATOLIA)
Kendisi de bir yörük çocuğu olan Osman Şahin, yörükleri, kaleleri ve Torosların bilinmeyen antik kentlerinin gizemli dünyasını, gerçek, yalın, şiirsel bir dille anlatıyor. Son Yörük, büyük ilgi görmüş, Türkoloji kongrelerinde söz konusu edilmiş, Prof. Mustafa Yalçıner tarafından Fransızca'ya çevrildi. Son Yörük'te yer alan yazıların bir bölümü "2000'e Doğru" dergisinde, bir bölümü 'Cumhuriyet Gazetesi'nde, diğer bölümü ise, "Bilim ve Ütopya Dergisi"nde yayımlandı...
Berfın YAYINLARI
GENÇLİK ROMANLARI
(BOOKS FOR YOUTH)

Güney Arısı sanıldığı gibi Akdeniz Bölgesi'nde yaşayan bir arı değil. Toroslar'ın eteğinde inanılmaz bir yaşam mücadelesi veren bir kadının adı...
Çocukluğundan beri hayatına üşüşen kötü yazgıları tarsine çevirmeye, kötü tohumları iyiye dönüştürmeye çalışan yaratıcı, çalışkan, dürüst bir kadın.
Büyük bir direnç ve sabırla sürdürüyor yaşam mücadelesini.
Finalde, mücadeleci hayatını şöyle özetliyor:
'Ben Güney Arısı... Daha önce de söylediğim gibi, arılara durmak yakışmaz, uçmak, çalışmak, bal yapmak yaraşır. Benim yaşamım, aynen bu kitapta anlattığım gibi. Ben bu yaşamı seviyorum ve sürdürüyorum.'
Osman Şahin Güney Arısı'nda; bütün olumsuzluklara rağmen yaşamdan hiç bıkmayan, yaşamı sevmesini bilen, tam bir yaşama ustasını tanıtıyor sizlere...
ÇOCUK ÖYKÜLERİ, ROMANLARI
(BOOKS FOR CHILDREN)

Her insanın hikayesi vardır,yılanların da vardır.Bu kitapta,çocukluğumdan beri defalarca dinlediğim Toros göçerlerinin dillerinden hiç düşürmedikleri mağara duvarlarına resmini çizdikleri,halılara,kilimlere desen olarak dokudukları,Saçlı Yılan'la güzeller güzeli gür saçlı Yörük güzeli Selvihan'ın acı dolu masalını okuyucaksınız ve asla unutmayacaksınız. Yaşadıklarımız masaldan başka nedir ki?
Turkuvaz Kitap, 2008, 96 sayfa

Sizce harfler ilk kez ortaya çıktıklarında ne renkti? Hep böyle ak kağıtlara kara renklerle mi yazıldılar? Yoksa, karanlıkta gün ışığı gibi apaydınlık parıldayan renkler mi taşıyorlardı? Harf sayısı belirli olduğu halde, yeryüzünde nasıl bu kadar değişik dil ve alfabe vardır? Hepsi de oldukça meraklı sorular, değil mi? Belki de bu sorularımızın yanıtlarını Güneş Harfleri öyküsünde bulabiliriz.
Güneş Harfleri, ülkemizin ünlü yazarlarından Osman Şahin'in bir öyküsü. Helke, Melke ve İlke adlı üç kardeşin serüvenlerinin anlatıldığı öykü, Toros göçerlerinin dilden dile taşıyıp günümüze getirdiği bir söylenceden yararlanılarak yazılmış. ' Yıllar yılı bütün Toros göçerlerinin ağzında, dilindeydi o. 'Kapı'nın öyküsü' diye başlayan öykü, cesaret, sabır, akıl ve bilgi ile insanın neleri başarabileceğini anlatıyor bize.
Kitapta, Güneş Harfleri'nin yanı sıra, kaynağını yine akdeniz insanının yaşamından, Toroslardan alan altı öykü daha var. Şapka, Acı Elma Şeker Elma, Çökelek, Dikenler de Dile Gelir, Hasip Hüsüp Çetesi ve Sabriyo adını taşıyor bu öyküler. Zaman zaman düş ve gerçeğin iç içe geçtiği bu öykülerin hepsi de ayrı bir yaşam parçasından resimler çıkarıyor karşımıza. Öyküleri ilginç bulacağınıza ve kitabı severek okuyacağınıza inanıyoruz. 
'Folklor, diğer adıyla halkbilim, bir incinin oluşması gibi yüzyılları özünde gizler. Halkbilim, insandan ayrı düşünülemez. İnsana özgüdür, insan kokar. 'Bilmeceler de halkbilimin içine girer. Bilmeceler, çoğu zaman yöresel özellikler taşısalar da, insanlığın ortak yanlarını da özlerinde taşırlar. Yani evrenseldirler. 'Bilmece, gösterdiği nesneleri en kısa yoldan, şiirsel bir dille ve eğretileme (benzetme) yoluyla tanımlama sanatıdır. Başlı başına bir dil ve sözcük oyunudur, yaratıcılık ve zekâ ürünüdür. '37 yıl önce derlemiş olduğum bu 688 bilmeceyi, kaybolup gitmekten kurtardığım için mutluyum. Ayrıca değerli yazar, çizer ve araştırmacı Yıldız Cıbıroğlu'nun, bilmecelerdeki gerçeküstücü niteliğe uygun biçimde resimlediği Su Kurusu'nu, genç okurlarımızın beğenisine sunduğum için mutluyum.' Osman Şahin 
Bu kitapta neler var: Bir yanda; Kral-Eli ülkesinin kendini yeryüzünün efendisi sanan, köpeklerini halkindan çok seven, sefasi için ülkesinin topraklarini satabilen zalim Kral'i. Öte yanda; yoksul, sabirli, çaliskan, dürüst, yurtsever halki... Bir yanda; iki dagin, bir ovanin, üç yaylanin sahibi, gözü doymak bilmeyen, zorba Fadil Aga. Öte yanda; köyün ebesi, yoksullarin dostu, sicak yüzlü Cennet Ana ve onun köylüleri... Bir yanda; bir sözü sekiz köye kumanda eden, açgözlü, öfke dolu, hain Pinco Aga. Öte yanda; çaliskan, yoksul, ama gönlü zengin, yardimsever Gelos Usta ve onun köylüleri... Firat'in Karincali Kayasi ve basina gelenler... Dicle Köy Enstitüsü'nde okumaya gelmis; saçi tiras makinesi, bedeni sabun, ayagi postal görmemis; çekingen, saf Zülküf ve yasadiklari... Sözün kisasi; öykü ustamiz Osman Sahin'den, hepsi de simsicak sariveren, umut yüklü öyküler...
SEÇKİLER...ANTOLOJILER
(ANTHOLOGIES FEATURING OSMAN SAHIN STORIES)

Büyümenin Türkçe Tarihi, Murathan Mungan seçkilerinin yedincisi… Hasan Ali Toptaş uzlaşmaz çatışma içindeki insanın asıl trajedisini, herkesin haklı olduğu Osman Şahin'in 'Beyaz Öküz'de anlattığı insanlık durumlarında yaşadığını yazıyor. Çocukluğumuzda ya da yeniyetmeliğimizde okuduğumuz bir öykü bazen bizi beş-on yaş birden büyütür. Kimi zaman edebiyat hayattan önce öğretir. Günümüzün on iki yazarı, Türk edebiyatından kendilerini büyüten on iki öykü seçip bu izleği derinleştiren birer deneme yazdılar. Böylelikle her denemeyi bir öykünün izlediği bu özel kitap oluştu. Hem bir seçki niteliğinde, hem de bir bağlam çevresinde oluşturulmuş bir tasarım kitabı olarak da görülüp okunabilir.
İnsanlar İçinde Bir İnsan Sait Faik Hikâye Armağan Antolojisi (1955-2007) Hazırlayan, Nursel Duruel Modern öykücülüğümüzün öncülerinden Sait Faik Abasıyanık adına konan Sait Faik Hikâye Armağanı, yarım yüzyılı aşkın tarihi, Armağanı alan öykü kitaplarının edebi değeri, seçici kurulların oluşumunda gösterilen özen ve süreklilik açısından Sait Faik’e ve öykücülüğümüze yaraşır bir ödül. Bu ödülü kazanmış 54 kitaptan birer öykünün yer aldığı İnsanlar İçinde Bir İnsan, ülkemizde bir edebiyat ödülü bağlamında hazırlanan ilk antoloji. Osman Şahin, 1995 Sait Faik Ödülü
![]() DEN RODA VINDEN, SWEDEN (KIRMIZI YEL, ISVEC) Sahin, Osman. Den röda vinden. Mellanösterns förlag 1983. Inbunden. 97 sid. Illustrerad. (Sk21231)
TALES FROM THE TAURUS BOGAZICI UNIVERSITESI YAYINLARI, Editor: Jean Efe An anthology of thirteen stories by the Turkish author Osman Şahin, the 'last of the Yörüks', - as he styles himself - a direct descendent of the nomadic tribes that plied the region of the Taurus Mountains in what is today southern and southeastern Turkey. 170 s, İngilizce.
| ||
Copyright by Osman Sahin. All rights reserved.
Bütün yayın hakları ve fotoğraflar Osman Şahin'e aittir.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Webdesign by Buket Sahin
OSMAN SAHIN - Edebiyat & Sinema
Goztepe, Istanbul
Turkey
ph: 216.363.5676
osman